İçeriğe atla
Anasayfa Ne söyleyeceğini bilmek değil, nasıl davranacağını bilmek

Ne söyleyeceğini bilmek değil, nasıl davranacağını bilmek

Blog · · Umut Gülaçtı

Güncellendi:

Whatsapp grubunda o mesajı yazmışsındır. Parmağın “gönder” tuşunun üzerinde bekler. İçindeki fırtına dinmek bilmez: “Şu

Ne söyleyeceğini bilmek değil, nasıl davranacağını bilmek

Whatsapp grubunda o mesajı yazmışsındır. Parmağın “gönder” tuşunun üzerinde bekler. İçindeki fırtına dinmek bilmez: “Şu an yazsam, tam oturacak cevabı veririm!” Ama bir saniye… Duraksıyorsun. Nefes alıyorsun. Ve mesajı siliyorsun.

İşte duygusal zeka budur. O anki öfkeni, hayal kırıklığını, incinmişliğini hissedip de yine de duraksayabilmek. Herkesin “doğru şeyi söyle” diye düşündüğü noktada, sen “doğru şeyi yap” diyorsun.

Teoride Hepimiz Dâhiyiz

LinkedIn’de duygusal zeka rehberlerini okuyup beğeniyoruz. Podcast’lerde uzmanlar dinliyoruz. Hatta kendi sosyal medya paylaşımlarımızda “empati önemlidir” yazıyoruz. Ta ki o anki durumun içindeyken, patronun seni toplantıda küçük düşürdüğü ana kadar. Ya da arkadaşının seni arkandan konuştuğunu öğrendiğin o dakikaya kadar.

Bilgi çağının paradoksu bu: Her şeye erişebiliyoruz ama hiçbir şeyi özümseyemiyoruz. Duygusal zeka teorilerini ezberleyebiliyoruz ama pratikte, o kritik 3 saniyede, beynimizin reptilian kısmı devreye giriyor ve biz de o eski halimize dönüyoruz.

Tetiklenme Anının Anatomisi

Hepimizin o anı vardır. Kalp atışların hızlanır, nefes alışın sıklaşır, aklından geçenler karma karışık olur. Sosyal medyada gördüğün o yorum, trafikte karşına çıkan o sürücü, ya da iş yerinde seni görmezden gelen o meslektaş…

Çoğu zaman bu durumda iki seçeneğimiz var gibi görünür: Ya patlarız ya da içimize atarız. Ama aslında üçüncü bir yol var: Duraksamamız.

Bu duraksama, sessiz kalmakla aynı şey değil. Zaten çoğumuz yanlış anlarız bunu. “Duygusal zeka = ses çıkarmamak” sanırız. Hayır. Duygusal zeka, o anki durumun kontrolünü eline almaktır. Nasıl tepki vereceğine sen karar veriyorsun, duygularının ani patlaması değil.

Modern Hayatın Tuzağı

Instagram’da mükemmel hayatlar görüyoruz. Herkes sakin, herkes bilge, herkes kontrollü. Ama gerçek şu: Bu sadece seçilmiş anlar. Kimse “bugün ofiste sinir krizi geçirdim” diye story atmıyor. Kimse “eşimle tartıştığımızda berbat şeyler söyledim” diye post paylaşmıyor.

Bu yüzden kendi eksikliklerimizi abartıyoruz. “Neden ben yapamıyorum?” diye soruyoruz. Çünkü karşılaştırdığımız şey, başkalarının highlight reel’i ile bizim behind the scenes’imiz.

Gerçek Test Zamanı

Duygusal zekanın gerçek testi şu:

Çocuğun aynı hatayı 5. kez yaptığında sakin kalabilir misin?
Sevgilin seni anlamadığını hissettiğinde, bağırmak yerine duraksayıp gerçekten dinleyebilir misin?
İş yerinde haksızlığa uğradığında, o anki öfkenle hareket etmek yerine stratejik düşünebilir misin?

Bu durumlar kolay değil. Çünkü o anda beynimizin en ilkel kısmı devreye giriyor. Binlerce yıllık hayatta kalma içgüdülerimiz “savaş ya da kaç” modunda. Ama modern hayatta çoğu zaman ne savaşmamız ne de kaçmamız gerek. Sadece duraksamamız gerek.

Duraksama Sanatı

Duraksama, aslında bir süper güç. Ama kimse bunu öğretmiyor. Okulda matematik öğreniyoruz ama “sinirlendiğinde nefes al” dersini görmüyoruz. Üniversitede felsefe okuyoruz ama “tetiklendiğinde 3 saniye bekle” seminerini almıyoruz.

Oysa hayatımızdaki en önemli kararlar, genellikle o duraksama anlarında veriliyor. O Whatsapp mesajını gönderip göndermemek, o sözü söyleyip söylememek, o hareketi yapıp yapmamak…

Tabii ki her sessizlik aynı değil. Korkudan kaynaklanan sessizlik, duygusal zekadan kaynaklanan sessizlikten çok farklı. Biri seni küçültür, diğeri güçlendirir.

Duygusal zekadaki sessizlik, stratejik bir seçim. “Şu an konuşsam, durumu daha da kötüleştiririm” diye düşünüyorsun. Ya da “Bu konuşmayı daha sakin olduğumda yaparım” diye karar veriyorsun. Bu, güçsüzlük değil, güçlü olmaktır.

Günümüzde her şey çok hızlı. Anında cevap verme baskısı altındayız. Sosyal medyada 2 dakika içinde cevap vermezsen, “ignorelıyor” oluyorsun. Whatsapp’ta “görüldü” olmasın diye uğraşıyoruz.

Bu hız, duraksama fırsatımızı elinden alıyor. Oysa eskiden, mektup yazıp gönderdin mi, cevabını haftalar sonra alırdın. Bu süre zarfında hem sen hem karşındaki kişi soğuk kafa ile düşünme şansı bulurdu.

Pratik Deneyimler

Geçenlerde bir arkadaşım anlattı: “Patronum beni toplantıda azarladı. Normalde hemen karşılık verirdim. Ama ‘dur bakalım’ dedim. Toplantı bittikten sonra, özel olarak konuştuk. Meğer kendisi de stresli bir gün geçiriyormuş. Sakin yaklaşınca, özür bile diledi.”

Başka bir arkadaşım da şunu söyledi: “Eşimle tartışırken, eskiden hep son sözü ben söylemek isterdim. Şimdi bazen ‘tamam, sen haklısın’ deyip konuyu kapatıyorum. Sonra ikimiz de sakinleşince, gerçekten konuşuyoruz.”

Duygusal zeka, “her zaman anlayışlı ol” demek değil. “Her zaman pozitif ol” demek de değil. Bazen sınır çizmen gerekiyor. Bazen “hayır” demen gerekiyor. Bazen karşındakine gerçekleri söylemen gerekiyor.
Fark şu: Bunu nasıl yaptığın. Öfkeyle mi, sakinlikle mi? Karşındakini yok etmek için mi, sorunu çözmek için mi? Ego tatmini için mi, gerçek çözüm için mi?

Duygusal zeka, mükemmel olmak değil. Sürekli gelişmek. Her gün biraz daha iyi olmaya çalışmak. Geçen hafta 10 saniye duraksadıysan, bu hafta 15 saniye duraksayabilir misin? Geçen ay 3 kez patladıysan, bu ay 2 kez patlamayı başarabilir misin?

Çünkü sonuçta, hayatın kalitesi, o küçük anlardan oluşuyor. O duraksama anlarından, o nefes alma anlarından, o “dur bakalım” anlarından…

Ve belki de en önemlisi: Bu yolculukta yalnız değilsin. Hepimiz aynı şeyi öğrenmeye çalışıyoruz. Hepimiz biraz daha sakin olmaya, biraz daha kontrollü olmaya çalışıyoruz. Mükemmel olmak zorunda değiliz. Sadece daha iyi olmaya çalışmak yeterli.


Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/

Destekleriniz benim için çok değerli, teşekkür ederim!

Ne söyleyeceğini bilmek değil, nasıl davranacağını bilmek

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…