İçeriğe atla
Anasayfa İmkânsız Değil, Sadece Yol Sisli

İmkânsız Değil, Sadece Yol Sisli

Blog · · Umut Gülaçtı

Güncellendi:

Biliyor musun, çoğu zaman “imkânsız” dediğimiz şeyler aslında sadece o an göremediğimiz yollar oluyor. Ne olacak, nasıl

İmkânsız Değil, Sadece Yol Sisli

Biliyor musun, çoğu zaman “imkânsız” dediğimiz şeyler aslında sadece o an göremediğimiz yollar oluyor. Ne olacak, nasıl olacak bilemediğimiz her durumda hemen pes etmeye, kendi içimizde o belirsizliğe yenilmeye meyilliyiz. Çünkü insan zihni bilinmeyenden korkuyor. Netlik istiyor, garanti arıyor. Olmayınca da hemen kestirip atıyoruz: “Yok, bu iş olmaz.”

Ama işte tam da orada başlıyor asıl mesele. Bilmediğimiz şeylere “imkânsız” damgası yapıştırmak kolay. Oysa biraz durup baksak, belki de sadece henüz yolunu bulamadığımız için böyle hissettiğimizi fark edeceğiz. Çünkü bazen hayat, yolları sisle kaplıyor. Nereye gittiğini, neyle karşılaşacağını bilemediğin anlar oluyor. Ve o anlarda ya geri dönüyorsun ya da o sisin içine doğru bir adım atıyorsun.

Korkmamalı. Gerçekten bak, korkmamalı. Çünkü o sisin içinde de hayat devam ediyor. Belki daha önce hiç görmediğin bir şeyle karşılaşacaksın. Belki de kendinle. Bilinmezlik, çoğu zaman en büyük fırsatları saklıyor. Biz onu tehlike sanıyoruz ama çoğunlukla asıl büyüme, o bilinmezlikten çıkıyor.

Hepimiz zaman zaman “Yapamam, olmaz, mümkün değil” dediğimiz anlardan geçiyoruz. Ama sonra dönüp bakınca anlıyoruz ki aslında mesele imkânsızlık değilmiş. Cesaretmiş, sabırmış, bazen de sadece biraz zamanmış. Bugün başaramadığın bir şey, yarın en büyük başarın olabilir.

O yüzden yol sisliyse bile yürümeye devam etmeli. Her şeyin görünür olmasını beklememeli. Bazen sadece bir adım, sadece bir deneme… Ve belki de o sis yavaş yavaş dağılacak.

Unutmamalı, imkânsız dediğimiz şey çoğu zaman sadece bizim ona verdiğimiz bir isim.

İmkânsız Değil, Sadece Yol Sisli

Bak mesela, bu söylediklerimi en iyi bildiğim yerlerden biri de kilo verme meselesi… Yemek yemeyi seviyorum. Öyle abartılı porsiyonlar tükettiğim bir dönemim de yok aslında ama oturarak, hareketsiz geçen bir çalışma hayatı ve üzerine bir de irade gösterememek, bahaneler bulmak derken… Kilo kaçınılmaz oluyor. Ve artık “imkansız” gibi görünüyor benim için.

İmkansızlık yolculuğumda kilo vermek için işin içine astrolojik haritamı bile açıyorum. “Şu tarih daha iyiymiş, haritamda bugün güzel gözüküyor, danışanlarımda da işe yaradı, ben de deneyim” diyorum ama… Yok. Nafile. Tam başlayacak oluyorum, sonra hayat önüme bir şey çıkarıyor. Belki gerçekten bir bariyer, belki de sadece bir bahane… Ama eninde sonunda yine o iradeyi göstermiyorken buluyorum kendimi. Zihnim hep mükemmel zamanı bekliyor. “Şu iş hallolsun, şu dönem geçsin, şu tarih gelsin, ondan sonra” diye diye erteliyorum. Kabul ediyorum, hayatım da şu sıralar kolay bir dönemden geçmiyor. Ama hadi oralara şimdi girmeyelim. Ki girsek bile zaten hangimizin hayatı sürekli süt liman ki?(Bahane.)

Yine de şunu fark ettim; bahane sıralamak istesem elim-iz-de bolca malzeme var. Kendimi de bu yüzden sık sık yeriyorum zaten. Bazen irade gösteriyorum, bazen de çözümsüz kalıyorum. Ama sonradan düşünüyorum: Aslında çözümsüz diye bir şey yok. Sadece çözümü o an göremiyoruz. Görsek bile “imkansız” diyerek görmezden gelebiliyoruz. Etrafı sisler sarıyor bu sefer. O yüzden imkânsız gibi görünen sağlıklı kilo ya da ideal beden de aslında o kadar uzak değil. Biliyorum bunu, sen de biliyorsun.

Mesela rutin kuruyorum… Bir süre gayet iyi gidiyor. Sonra bir yerde tıkanıyor. Bahane yüzünden değil ama… Bazen duygusal bir şey oluyor, içim sıkılıyor, kriz oluyor, moralim bozuluyor ve hoop… Kendimi yine bir şeyler yerken buluyorum. Kabul etmek lazım, hiç kimse bu işi hayatı boyunca dümdüz bir çizgide sürdüremiyor. “Sürdürülebilir” diye pazarlanan her şey bile bir yere kadar. Hepimizin kırılma anları, düşüşleri, yeniden toparlanmaları var. Benim hayatımda da “Yapamam, olmaz, mümkün değil” dediğim konulardan biri bu. Ama imkânsız değil, sadece sisli. Biraz dirayet, biraz sebat… Bence bu iş hallolur.

Velhasıl, belki bir gün dönerim bu yazının altına ve şöyle bir “Edit: İdeal kiloma ulaştım” diye not düşerim. Kim bilir… O gün gelir, burada kutlarız. Sen okursun, ben gülümserim.

Biraz iç dökme gibi oldu, hakkını helal et. Ama işte insan bazen böyle yazınca hafifliyor.

Sen de ne yaşıyorsan, hangi sisli yolda yürüyorsan… Bil ki yalnız değilsin.


Eğer içeriğimi beğendiyseniz ve daha fazlasını okumak isterseniz, web sitemi ziyaret etmeyi unutmayın: https://www.umutgulacti.com/

Sosyal medya hesaplarımı takip ederek güncel paylaşımlardan haberdar olabilirsiniz:

Twitter: https://x.com/umutgulacti369

Medium: https://medium.com/@umutgulactiofficial

Instagram: https://www.instagram.com/umutgulactiofficial/

TikTok: https://www.tiktok.com/@umutgulactiofficial

Pinterest: https://tr.pinterest.com/umutgulacti/

Substack:https://umutgulacti.substack.com/

Destekleriniz benim için çok değerli, teşekkür ederim!

Destek olmak için bana bir kahve ısmarlayabilirsiniz :) ve E-Posta Bültenime de üye olabilirsiniz…